| Kardelen's profile¤*¨¨*¤. ♥ K@rdelen ♥ .¤*...PhotosBlogLists | Help |
|
¤*¨¨*¤. ♥ K@rdelen ♥ .¤*¨¨*¤
February 23
Alışkanlık......
Gitgide alışıyorum sana....
Hiçbir alışkanlık bu kadar güzel olamaz... Ellerin ellerimden uzaksa nasıl güçsüzüm bilemezsin... Yanımda olduğun zamanlar; sigara dumanı gibi ciğerlerime doluyor, alkol gibi damarlarıma yayılıyorsun... Durmadan başım dönüyor verdiğin hazdan... Alışkanlıklar daima korkutur beni... Düşün ki ben yaşamaya bile alışkın değilim... Kendimi kendime alıştıramadım yıllardır... Fakat şimdi sana alışıyorum... Alıştıkça özlemim artıyor, daha yoğunlaşıyor. Yalnız içimde garip bir korku var. Sana alışmaktan değil seni kendime alıştırmaktan korkuyorum... Bir gün sana şimdi verdiklerimden daha güzelini daha değerlisini verememekten korkuyorum... Bir gün ansızın ölmekten ve seni, bana olan alışkanlığınla yapayalnız bırakmaktan korkuyorum... Oysaki her zaman ve günün her saatinde yanında olmalıyım senin... Bana alışmış olmaktan pişmanlık duyacağın bir dakikan bile olmamalı... Bütün zamanlarını zamanlarımla karıştırıp emsalsiz bir zaman bileşiminde yaşatmalıyım seni... Uykularda bile aynı rüyayı görmeliyiz. Her şeyin ve her zevkin yarısı senin olmalı, yarısı benim... "Bana alış" demeyeceğim... Nasıl olsa alışacaksın bir gün... Şimdi çirkinliğimde güzellikler bulan gözlerin, o zaman en güzeli görecek bende! Alışkanlığınla, sevginle yepyeni bir "ben" yaratacaksın benden! İlk defa sevilmenin ürpertileri içindeyim inan. Sevgimle mukayese edebileceğim tek şeyi beni sevmende buldum... Ömrümde kimse bana sevmenin gerekliliğini öğretmedi. Kimseden sevgisini istemedim, verdiler almadım. Bencildim bir zamanlar, sevmek benim hakkım diyordum. Oysaki şimdi bir zamanlar hiç sevmemiş olduğumu kendi kendime biraz da utanarak itiraf ediyorum. Asıl büyük sevgiyi seni sevmekte buldum ve sevgim senin sevginle değerleniyor, ayrı bir anlam kazanıyor... Sevgin olmasaydı değersiz bir cam parçasıydım. Sevginle bir aynayım şimdi. Bana bakanlar baştanbaşa seni görecekler içimde... Bir zincirin iki halkasıyız seninle anlıyor musun? Aynı kadehte karışmış iki içkiyiz. İki kelimeyiz seninle birbirini tamamlayan. Her yerde iki olduğumuz için bir bütün haline geliyoruz durmadan... Alışkanlığım devamlı sana çekiyor beni... Durup, durup dudaklarını öpmek geliyor içimden... Saçlarını okşamak geliyor, ellerini tutmak geliyor... Kokunun tenime sindiğini hissediyorum geceleri... Teninin dudaklarımda eridiğini hissediyorum... Boynunun en güzel yerini benden başkası bilemez artık... Seni kimse benim kadar benimle bir bütün olduğuna inandıramaz.... Gitgide bu alışkanlığın içinde kaybolduğumu hissediyorum... Beni yaşadığım zamanın dışına çıkarıyorsun. Bir gün tarih öncesinde yaşıyoruz , bir gün bulutların üstünde... Uzun süren bir baygınlık sonrasının o anlatılmaz baş dönmesi içindeyim... Bütün merdivenler birbirine eklendiği zaman seninle vardığım yüksekliğe erişemez... Açılmış bütün kuyuların derinliği içimde seni bulduğum yer kadar derin değil... Alışkanlık kozasını ören bir ipekböceği gibi gitgide tamamlıyor bizi. Emsalsiz bir oluşun içinde yuvarlanıyoruz. Korkunç bir yangın başladı yüreklerimizde. Özlem, kıskançlık, arzu ne varsa içimizde hepsi birdenbire tutuştu. Alev almayan bir yerimiz kalmadı. Alevlerimiz muhteşem bir kızıllığın içinde yıldızlara kadar uzanıyor. Hiç bir su, bu ateşi söndüremez artık. Nehirle, denizler boşalsa üstümüze hiç sönmeyeceğimizi biliyorum. Bu yangın biz birer kor haline gelinceye kadar sürecek. Önce bakışlarımız alıştı birbirine, sonra parmak uçlarımız... Bu oluş tamamlandığı anda yeryüzünde bizden güçlüsü olmayacak! En mutlu olduğumuz yerde en güçlü de olacağız seninle... Bu bir sonun değil bir varoluşun başlangıcıdır. Geçmişteki tüm alışkanlıkların bana alışmanı önleyemez artık... December 25 ♥ ♥ ♥ ๑۩۞۩๑ ♥ ♥ ♥ANNE SEVGISI
December 16 İstiklal Marşı
Mehmet Akif Ersoy Esmâü'l Hüsnâ Şerhi
![]() December 01
KAYBOLAN YILLAR
Dönüşü yok beraberce karar verdik ayrılmaya
Alışmalı arkadaşça yolları ayırmaya
Şimdi artık gözyaşları gereksiz akmamalı
Alışmalı kendi yaramızı kendimiz sarmaya
Şimdi artık kelimeler yetersiz anlamı yok
Yitirmişiz anılarla beraber faydası yok
Gel bunları bırakalım bir tarafa
Gerçeği görmeliyiz dostum başka çaresi yok
Şimdi bana kaybolan yıllarımı verseler
Şimdi bana seninle bir ömür vadetseler
Şimdi bana yeniden başlar mısın deseler
Tek bir söz söylemeye bile hakkım yok
November 30 Kırmızı Gül
![]() November 14
Güllerde Ağlar
İçimdeki güllerin boynu bükük
Bir zaman kalakalıyorum öylece Saatlerce bakıyorum Boş duvarların belli belirsiz yerlerine Bir şeyler düşünüyor gibiyim Buğulu gözlerle Oysa beynim boş, fikirsiz düşüncelerle Herkes bir şeye üzüldüğümü biliyor gibi Oysa bir isim koyamıyorum acıma Ne beni biranda, apansız yıkan Nelerden sonra anlıyorum gittiğini İçimdeki güller ağlar ben ağlarım Şimdi anlıyor gibiyim Biranda iradesiz oluşumu Yıkılışımı dertlerimi Meğer ne çok sevmiş Bu deli gönül seni Oysa ardına bakmadan, gidenlerden değil miydik Ölenleri gözümüzden, yaş akmadan gömenlerden değil miydik Biranda iki duygu taşıyamaz yürekler derdim Bir yanda ölümüne sevgi, bir türlü kopmayış Şimdi sende yaşıyorum ve galiba seni şimdi anlıyorum... November 02 Sensizliğin İlk Sabahı
Bu sabah hüzünlüyüm, dokunsalar ağlarım..
October 26 SEN KOKAN PAPATYALAR
Dışarıda “Sevda Kıran” bir rüzgar, İçerde dört duvar arası Ruhunu köreltecek kadar nemli Yaşam alanı denen odam, Demir parmaklıklar arasından Sokulmaya çalışan güneş ışığına dahi Sevda tutan ben … Koy beni gideyim Gardiyan, Tam şimdi... ![]() İlk damla ulaşmadan toprağa Koy beni gideyim. ![]() Yağmur; Her damlasında bir kesit Her vuruşunda bir ihtar Her toprağa kavuşmasında Vuslat… ![]() Gün geldi Hazan sardı yüreğimi de Bahaneler uydurdum suskunluğuma. ![]() Gün geldi Zemheri vurgunu yanaklarımdan Buz sarmış kirpiklerimin hapsinde kalıp Süzülemedi isyanlarım. ![]() Ulaşmak istediğim Ne zirvesi buzul bir sevda Ne de saçlarında ölüm dolaşan melek. ![]() Dileğim, Bir kucak dolusu bahar Bir de sen kokan papatyalar… ![]() ![]() ![]() ![]() October 23 Frieden-Freiheit-Gerechtigkeit FRIEDEN!...
Wäre es nicht viel schöner, wenn die Menschen auf der Welt in FRIEDEN leben würden?...
FRIEDEN- Wie schön es auch seinmag, ist es für uns fast ein Fremdwort geworden.
Überall herrschen Kriege, sterben Menschen, weil sie nicht wissen was FRIEDEN bedeutet. Es ist etwas wertvolles, etwas unbeschreibliches. Unsere Umwelt braucht es, damit sie später wissen, was es bedeutet, es soll immer existieren!...
FREIHEIT!...
Wäre es nicht viel schöner, wenn die Menschen auf der Welt ihre FREIHEIT haben würden?...
FREIHEIT- Jeder Mensch braucht es,um ihr Leben selbst zu bestimmen.
Viele Menschen existieren es nicht, sie werden von Anderen beherrscht und wissen nicht, was FREIHEIT bedeutet.
Es ist etwas wichtiges, was man zum Leben braucht. Um das Leben zu geniessen braucht man es, jeder Mensch sollte es haben und nicht einfach anderen wegnehmen, man sollte es nicht weggeben!...
GERECHTIGKEIT!...
Wäre es nicht viel schöner, wenn die Menschen auf der Welt eine GERECHTIGKEIT haben würden?...
GERECHTIGKEIT- Was ist das schon, im Gegensatz zu
Rassismus.
Viele beurteilen Menschen nach der Hautfarbe oder nach der Nationalität, aber nach GERECHTIGKEIT nicht.
Es ist doch viel friedlicher, wenn alle gleich berechtigt werden.
Viele akzeptieren nicht die Schwarzen, oder Ausländer, werden beschimpft und unschuldig bestraft, weil sie keine Ahnung haben, dass alle gleich sind!...
Sevdim Seni![]() Seni sevmek öyle güzel ki Çünküsü ve nedeni yok bu sevginin Birşeye bağlı olarak sevmek istemiyorum çünkü Seni sadece sen olduğun için seviyorum Eskiden hep ben diye başlardım cümlelerime Şimdi biz diyorum farkında mısın? Sen ve ben yani biz yani ikimiz... Biliyor musun en küçük olmusuzlukta ölmeyi düşünürdüm eskiden Risklere girmekten korkardım.. Şimdi birçok riski göze alabiliyorum Hem de ölmeyi düşünmeden Sen varsın çünkü biz varız Ve tüm zorlukları birlikte aşacağız... Sen yokken günler birbirinin aynısıydı Hiçbir fark yoktu ve hayat öyle boştu ki benim için.. Seninle birlikte yepyeni bir sayfa açtım hayatıma O sayfa öyle güzel ki hiç sonu yok Hiç karalama silme yok Herşey ilk günkü gibi.... Bana güç verdin , destek oldun ve Herzaman güvendin... Hayallerim hedeflerim oldu sayende Düşlerim gerçeklerim... Ve geleceğim Unutma ben senin geleceğinim Sen de benim... Çok zorluklar var önümüzde Ne kadar güçlüyüm bilmiyorum Günün birinde bir taşa takılıp düşebilirim Ya da yuvarlanabilirim bir uçurumdan aşağı Ama yanımda sen oldukça Korkmuyorum hiçbir şeyden Ne taştan, Ne uçurumdan , Ne de ölümden... AŞKI ögrendim seninle papatyam Sevmeyi ve sevilmeyi... Geçmişin hiçbir önemi yok benim için Değiştiremem çünkü Gelecek de çok önemli Ama daha önemli birşey var ŞİMDİ Yaşadığımız içinde bulunduğumuz an Ve ben şimdi çok mutluyum ÇÜNKÜ SENİ SEVİYORUM ÇÜNKÜ SENİ SEVMEK ÇOK GÜZEL ÇÜNKÜ SENİ SEVMEK : HER YENİ GÜNE SENİNLE BAŞLAMAK VE HER GÜNÜN BİTİŞİNDE HERŞEYE RAĞMEN SENİ SEVMEK ÇOK GÜZEL DİYEBİLMEK... ![]() October 19 Fragen An Euch!!!Habt Ihr jemals
die Sonne gesehen?
Wie der Tag langsam
zum Leben erwacht?
Wie die Vögel langsam
anfangen zu Zwitschern?
Habt Ihr jemals die
Dämmerung gesehen?
Wie sich langsam
der Himmel rot färbt?
Die Sonne wie ein roter
Feuerball am Himmel hängt.
Habt Ihr den Tag
nach dem regen gesehen?
Wie die Tropfen langsam
an den Blättern herunterfallen?
Wie reingewaschen doch alles wirkt.
Habt Ihr jemals das Rauschen
der Bäume gehört?
Wie eine fremdartige
und schöne Musik.
Habt Ihr über Euren Klagen
jemals die Lichtblicke gesehen?
Habt Ihr jemals darüber nachgedacht,
dass Ihr das Schöne nur suchen müsst?
Habt Ihr jemals darüber nachgedacht,
dass das Schöne so nah ist?
Aber Ihr verschliesst Eure Augen
und seht nur das Schlechte!!!
October 13 ![]() Anlatmak istiyorum,
Bu bendeki Sana dair en güzel duyguları... Hayat hiç bu kadar güzel olmadı Derinliklerimle, baştan başa Sen dolduğum günden beri. Bir haller oluyor bana Dalıp gidiyorum öylece, sana ulaşana dek Sevenler bunu iyi bilir… Seni yaşamak o kadar güzel ki düşüncemde bile… Bir ırmağın denize yürüdüğü gibi… Bir denizin maviyle dolduğu gibi… Sen doluyorum işte… Yüreğime konar mutluluk kelebekleri Dudaklarımda tebessüm Yüzüme yayılır tatlı bir gülümseme Gülüyorum işte kendi kendime Kendi kendine gülümseyen bebekler gibiyim. Sen benliğim, Sen hasretim, Sen sevincim olduğun günden beri Sevda çöllerinde Leylalar ariyan mecnunlar gibiyim. Şimdi, içtenlikle söylüyorum Seni düşünmek, seni yaşamak Bu dünyanın en güzel duygularını Yüklüyor yüreğime. Kokladığım çiçeklere, Kopardığım meyvelere, Savrulduğum rüzgarlara, Islandığım yağmurlara, Uzandığım toraklara, Gökteki yıldızlara, Yüce dağlara Haykırıyorum! Sen var ya sen, Canımın içi bir tanem, Seni, seni çok seviyorum… Aynalardan Uzakta
Şimdi en açık renginde gözlerin
Şimdi benimlesin tüm kaygılardan uzak Anlatılmaz bir şey var aramızda hazin Şiir gibi bir şey seninle yaşamak Bulutsuz bir gökyüzüdür güzelliğin Yıldızların en parlak olduğu zamansın Denizlerim senin kıyılarında sakin Bırak ellerini avuçlarımda kalsın Çirkin olan,fena olan ne varsa unut Gözlerimin söylediği şarkıyı dinle Ellerimizde sevgi içimizde umut Bütün iyilikleri paylaşalım seninle Aşkın büyülü sesini duyuyor musun
Şimdi onun gülleri açan güz bahçelerinde Gitme ki günlerimiz gecelerimiz olsun Çoban kulübelerinde balıkçı kahvelerinde Varlığın dudaklarımda bir bal tadı
Yokluğun en korkuncu ölümlerin Senden başka dindiren olmadı Acısını içimde kanayan yerin Benimle kal zaman bitinceye kadar Benim ol yüzyıllar ve çağlar boyunca Bir ömürdür seninle geçen dakikalar Ölümden güçlüyüm sen yanımda olunca Şimdi öyle büyük ki beraberliğimiz
Nabzın benim bileklerimde vurmakta Artık bütün kaygıların ötesindeyiz Benimle en güzelsin aynalardan uzakta
October 12 Gül Kokuyorsun
![]() Hayat Gül Kokulu Bir Sağanak Yine
Gözlerimin önünde ıslak dağların kabaran yalnızlığı
Ne varsa uçurumlar eşiğinde Hüzünlerle yalpalayan ne varsa Gözlerimin önünde Ve hayat gül kokulu bir sağanak yine Birşeyler anlatmak istiyor hayat Ve alıp götürmek bir şeyleri kurt sofralarına Gün batıyor gün batıyor bukağısı paslı bir sevinç oluyor yalnızlığım Unutuyorum sevgilim suretini Durgunluğun "niçin"di unutuyorum Gün batıyor ürkek yıldızlar dolanıyor yalnızlığıma Umurumda değil ne yağmur ne ayaz Ne de kerpiç kokusu havada Unutuyorum/sabaha/kadar/ gün batıyor Sonra bir akasyayı okşuyor gözlerim ![]() Geciken sabahlara koşuyor kuşlar Gözlerimin önünde Ve hayat gül kokulu bir sağanak yine September 30 Ask
September 29 Gülümse Güneşe
Bak şu tepenin ardına dostum, Güneş doğacak birazdan gülümseyerek. Çekip gidecek gece,tüm kasvetini alarak, Yeni bir gün yeni bir umutsabahı başlıyacak. Sil gözünün yaşını,pes etme hayatın yokuşuna, Koş kırlara...kelebeklerle yarış kim tutarki seni? Kader deyip bağlama kollarını böğrüne,kelepçenmi var? Gülümse kendine ,gülümse herkese güneş kıskansın! Bastığın toprak gururlansın!attığın adımlardan, Şiirler yaz gözlerinle,gökyüzünün derinliklerine. Dudaklarında çiğdemler açsın,tatlı sözlerinle, Hayat devam ediyor...küsmek çare değilki derdine. Çek ipini kederlerinin! mutluluk darağacında sallandır! Sevvvv,sevilll...gönül limitinin alabildiği kadar, Dün yok,yarın belki,!bugününü yaşa bence; Göreceksinki o zaman,asırlar sığacak her anına. September 27 Gözlerin Yeter
Unutmuşum kendimi senin gözlerinde Farkında değilim saatlerin geçtiğinin Ne olurdu sanki zaman dursa yarim Elimdeyken sevdiğim senin ellerin
Yağmura gerek yok gözlerin yeter Yüreğime yağar hasretin senin Sensiz geçecek her gün yarim Çığ olur düşer yüreğime benim
Sözlere gerek yok gözlerin yeter Dilin gizler ama onlar doğruyu söyler Seviyorsun gözlerinden belli yarim Yüreğim yalnızca gözlerini dinler
Sokak Çocuğu
Cilt no : yok Hane no : yok Ana adı : ben sokak çocuğuyum abi Hani şu uçurtması gökyüzünde asılı kalan, Bilyelerini rüyalarında unutan, Ve oyuncaklarını masal kahramanlarına çaldıran Çocuk varya o benim işte, o benim abi... Sahi bir annem olmalıydı değil mi? Ben dudaklarımda sokakları besteliyorum oysa! Sahi abi tadı nasıldı anne sütünün? Anneler nasıl okşardı çocuklarını? Anne kokusu nasıldır kim bilir? Ana ha, bir anne çizebilirmisin benim için, Karanlığın kar soğuğu parmak uçlarına bir anne? Ve yanına beni eklermisin abi, Tıpkı suluboya resimlerdeki gibi sımsıcak? Sahi abi senin gözlerini kesmiyor değil mi, Bir köprünün soğuk, gergin ve karanlık bedeni? Sahi sen hiç seyrettin mi aydedeyi bir köprünün altından, Üşüdün mü abi kayan bir yıldıza bakarken? Boşver... Gel boyat istersen ayakkabılarını. Ben şu ayakkabıların bağcıklarından asılıyorum hayata! Gel boyat ayakkabılarını, Boyat da resmi çıksın dostun, düşmanın tüm kaldırımların. Sayfa no yok Cilt no yok Hane no yok Yokların varlığında tam göbek bağından hiç yakalandın mı hayata? Bir de, bir de babam olmalıydı değil mi? Beni dövecek bir babam bile yok biliyor musun? Nasırlı ellerinde şevkat arayacağım bir insan. Kimbilir, bayramlarda neler alır babalar çocuklarına? Unutmuşum, bayramlarınız da vardı sizin öyle değil mi? Arifeleriniz, Bayramlarda temize çekilen dostluklar vardı sonra. Oysa ben kırık dökük ıslıklar ısmarlıyorum güneşe ve mehtaba, Yankısız, bestelenmemiş ve bestelenmeyecek serseri ıslıklar.
Bir babam olsaydı belki yeterdi. Çocuk olurdum eskisi gibi, şımarırdım öylesine. Boşver abi... Kimin neyine bayram, kimin neyine hediye, Baba kimin neyine abi? Sahi senin düşlerin vardır. Göremediğin rüyanın düşünü kurar mısın hiç? Ahmet bir düş görmüş geçenlerde. Köprü altında tanıştık, yorgun ve geç gelen bir gecede. Utanırken anlattı, anlatırken utandı. Bir ip bağlamış gökkuşağına, Bak ana diyormuş uçurtmamı gördün mü? Ya uçurtmamın gölgesinde bilye oynayan çocukları? Ahmet'in düşü işte... Bana düşlerini kiralar mısın abi? Bedava boyarım ayakkabılarını. Bana düşlerini, düşlerini abi? Boşver, boşver... Bak iyi parlayacak bu ayakkabılar, En parlak ayakkabılarınla yürüyeceksin yaşama.
Sen düşünme, sokaklar düşünsün beni. Gazete manşetleri, Üçüncü sayfa haberleri düşünsün, İsimsiz bir damla gözyaşı düşünsün, Sen beni düşünme, düşünme be abi... Nasıl olsa ben, olmayan ayakkabılarımın sıcaklığıyla basıyorum tüm kaldırımlara, Olmasa da anne babası sokakların, Sokak çocuğuyum ben, sokak çocuğuyum... Kazanılmadan kaybedilmiş bir geleceğin herhangi bir yerinde, Ben sokak çocuğuyum abi! Hani şu uçurtması gökyüzünde asılı kalan, Bilyelerini rüyalarında unutan, Oyuncaklarını masal kahramanlarına çaldıran çocuk varya, İşte o benim, o benim abi, o benim
|
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
|